20 Mayıs 2007

Haftasonu turu.

Dün şirinyer gençliği ağırlıklı olmak üzere öğrenciler grubu olarak (her ne kadar sahte öğrenci belgesiyle girsemde) bir tura katılıp sabah 6da bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmurun altında, 5 otobüs arka arkaya yollara düşüp, iki saatlik bir yolculuk ardından kuşadası aquaparkı sabahın köründe kargalarla beraber açtık.. :D

Hava soğuktu, yağmur sağanaktı ama zevkliydi.. (:

(Yağmur fazla olduğundan açıkhavada fazla foto çekemedim..)


http://www.adaland.com/aquapark/tr/aquapark.htm




8 Mayıs 2007

Dostum...

'Kahvabahane' hatırası.. =)
Mustim marslar üst üste gelince baya bi kızmış görünüyorsun.. =)



7 Mayıs 2007

Papatya


Ege Üniversitesi botanik bahçesinden..

26 Mart 2007

Kriz..

Anneannem otobüste kalp krizi geçirdi cuma günü..
İki gün yoğun bakımda kaldıktan sonra dün anjio ameliyatı oldu..
Bugün de taburcu ettiler ve eve getirdik 10dk önce..
Bu hafta içinde de açık kalp ameliyatı olucak..
Doğum günümde böyle olaylar yaşanması da ayrı bir burukluk..
Dünkü ameliyat iyi geçti, atlattı ama bu haftaki nasıl olacak bakalım..






Bugün benim doğum günüm..

Evet daha ne olup bittiğini anlamadan kıcıma yediğim tokatla beraber dünyayla tanıştığım gün 27 Mart..

Uzun bir yıl daha nasıl geçti, hayatın acelesi ne anlamıyorum..
İyi olansa sanırım hala yaşlanmadım ;)

Öyle ilginç bir gündür ki bu; her ne kadar arayıp soranlar olsa da (başka zamanlar üstünüzde at tepinse dahi umurlarında bile olmadığınız kişiler dahil) eğer önem verdiğiniz! bir kişi sizi aramasın diğer arayanlarının hiç bir önemi kalmaz..
Hele ki o unutan/aramayan kişiyi gerçekten önemsiyorsanız bunu fena takarsınız kafaya..
(bkz: kendimden biliyorum)
Ama o bir kişi ararsa işte o zaman yaşıyorum dersiniz..

Evet böyle günlerde hatırlanmak keyif verir çoğu insana..
Ama delirircesine önem vermek, hatırlanılmazsa sinir krizlerine girmek de gereksizdir..

Hatırlansam da hatırlanmasam da benim önem verdiğim bir gündür..

Aslında belki arayıp sormayan kişiler de haklıdır.. Anam doğurmuş, doktor doğurtmuş, ebem yardım etmiş, afedersiniz babam olayın faili olmuş.. ben ne bok yedim de kutlanıyorum değil mi?

Neyse bunları geçtim..
Benim için yaşlanıyormuşum, zaman su gibi geçiyormuş, falanmış filanmış önemli değildi de, saat tam 12de beklediğim kişinin araması yerine, turkcell in ruhsuz bir mail atıp kutlaması koyuyo, cidden koyuyo insana lan...
(bkz: anladın sen onu)

17 Şubat 2007

PFFF

Bugün sürekli kusmak isetdim ama bir türlü beceremedim.. içimde bir sıkıntım, baş ağrm ve mide bulantım var..(bkz:3’ü bir arada) Can sıkıntısından salonla odam, odamla mutfak, odamla oturma odası arasında gezindim biraz.... [bkz: volta atmak]

Yaşadığımız hayat, ya da gelecekte bizi bekleyen hayat bizim seçimimizdir diye düşünürüm. Ama neden birinin dengesiz davranışlarının benim kendi dengemi bozmasına izin verdiğimi bilmiyorum. Elimde olsa izin vermezdim bekli de. Ne bu yaptığıma bir anlam verebiliyorum, ne bana yapılana, ne de bunu yapanı aklımdan atamayışıma..

Neden mantıklı düşündüğümde kendimin bile saçma bulduğum bir şeyin akıntısına kapılıp gidiyorum ki. Bu kadar mı önemli bir başkasının(evet özel olduğunu düşünsem de kendim değil, bir başkası sonuçta) hakkımda ne düşündüğü. Ne yaptığımı, neler hissettiğimi bilmiyorum. Bekli de hislerimin hangi kategoriye girdiğini bilsem bir şeyler yapabilirim ama bundan emin olamıyorum.

Çok uğraşıp istediğim anlamı çıkaramadığım davranışları, konuşmaları, asilliği olmasaydı belki de; her şeyden emin olup ona sevdiğimi söyleyebilirdim. "Sevebileceğin insan, fısıltılarını, içinden yaptığın konuşmaları bile sanki çığlık atıyormuşsun gibi net duyabilendir." evet böyle düşünüyorum

Bana farkettirmese bile bir şekilde beni duyduğuna inandığım için belki de, hiç dinlemediği halde onunla konuşmaya çalışmıştım.
Ne bileyim...

Bu sıralar hiç iyi değilim günlük, ama bu senin de kötü olmadığın anlamına gelmiyor..

Aslına bakarsan hiç kimse iyi değil. Ya da peşinden koşulası değil. Belki o birine de hayranlık falan beslememişimdir hiç. Ama yine de benimle ilgilenmesini istemişimdir o birinin...

Bir şeyi çok istemene rağmen hayatından çıkaramamak ne anlama geliyor ki?
Sevgi değil, aşk değil, bilmem ne değil.. ne peki? Takıntı sanırım...
[bkz: kedidir kedi]